7 Nisan 2009 Salı

CONTROL ALT DELETE

Film festivali sağolsun, hayata yeni heyecanlar katmak konusunda yol gösterici oluyor...

Kahramanımız 1999 yılının ksım ayından itibaren takibe alınıyor filmde... Yazılımcı, etli, internet pornosu saplantılı (hatumla sevişmiyor, gece kalkıp nette takılıp asılıyor)...

Bi gece sinirlenip kasaya çakıyo bi tane, bi kapak düşüyor kasanın önünden...

Ortaya çıkan bir "O", eleman dayanamıyor yağlıyor kasayı... Sonra şirketteki bilgisayarlara yağlamaya başlıyor sırayla, bildiğin tecavüz...

31 Aralık 1999 gecesi saat 11:59'da şirketin serverına GİRİYOR, 2000 krizi de atlatılıyor bu sayede...




Sabun, kolluk, patates mazi artık, ATX kasa, mini tower vs'de sıra...

Genç kuşaklar için; "En iyi dostunuz bilgisayar mı? Eeeh, dostluğunuzu bir sonraki aşamaya taşıyın"


bu bir sabah şarkısı

ergenekon eş ergenekon şeş ergenekon eşşekk...
daha dün annemizin laylaylay lay layyy.....
çiçekli bahçemizin laylaylay lay layyyy....

diye gider bu şarkı...

4 Nisan 2009 Cumartesi

nasrettinin dünyası

nasrettin bigün gölbaşında mangal yapıyomuş...yandan geçen bi köylü " hoca hoca ayıp olmuyomu... ramazanda oruç tutmak yakışır sana" demiş...
hoca da demiş ki "ya tutarsam"

gülerken altına kaçıranları görür gibi oluyorum...

3 Nisan 2009 Cuma

rejime alışalım köşesi

dinli bir marka düşünüyorum...
hareket, güç, hız, iman, allah, işçiler kardeş patron kalleş, hepsi olmalı içinde...
ortadoğunun nike ı adidası olmalı...
kazanan değil, hep kaybeden %99 luk sporcu kesimine hitap etmeli...
mal halka mal olmalı...
kısmet giyen güreşçide, polo oynayan çiftçininde tercihi olmalı bi şekilde...
işte markamız... yallah sports internasyonel...
logo "hadi yallah" derken elimizi sallarken çizdiğimiz figürden esinlenilerek tasarlanmıştır...

2 Nisan 2009 Perşembe

rocco imana gelirse...

yusuf islama geliyor rocco niye gelmesin...


ama yusuf hala müzik yapıyor, rocco naapsın dimi a dostlar...?

"hastaları için haftaya -rocco hayvanat bahçesinde- "

toplumsal aydınlanma no:2 "şerefe"

şerefe ne demek sevgili içerler...

baara baara içiyosunuz daha şerefenin hikayesini bilmiyosunuz...


şerefe namus demek, delikanlılık demek, paylaşmak demek, insanlığa dair o kadar çok şey demek ki...

alkol ortamları eskiden mahrem olarak kabul edilir imiş... insanlar kendilerine dair özelleri paylaşır ve konuşulan herşeyin masada kalmasına ilişkin söz verircesine ŞEREFE diye kadeh kaldırırlarmış...

ne güzel dimi...gözlerim meneviş meneviş oldu öğrenince...
"atalarımız bi barda içerken, iö 50 ..."

Eskimez

* Bu duruşa bi vuruş kaç kuruş?

Yoğun geçen çalışma gününde bir kişi sandalyede oturur bilgisayarda bişiler tarif etmektedir. Yine bilgisayar ekranında konuşulanları takip etmek arzusuyla diğer bir kişi masaya doğru eğilmiştir (dom). Odaya giren üçüncünün tepkisidir.

Ortamı gevşetir, şirket içi bağların sıcaklığına işaret eder...